Bookbot

Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği - 6. BASKI

Parámetros

  • 240 páginas
  • 9 horas de lectura

Más información sobre el libro

Varoluşçu psikoterapi ve felsefeyle hayata dair 40 mesele.Bu dünyada kendimizden başka evimiz yok. Hatta Heidegger’e ve Sartre’a göre hiç evimiz yok; lakin kendilik dediğimiz de sürekli değişen, dönüşen ve çelişkili bir olgu olarak pek güvenli bir liman değildir. Ancak bu dünyada daha canlı hissetmek istiyorsak, hayatlarımızı daha dolu dolu, doygun yaşamak istiyorsak, elimizden gelen tek bir şey var; kendimizi ve içinde yaşadığımız dünyayı yakından tanımak. Kendimize sorular sormanın, merakla bakmanın ve hazır cevaplara yerleşmemenin bize getireceği en büyük hediye, kendimizi ve içinde yaşadığımız dünyayı daha yakından tanımak olacaktır. Bunu başarabildiğimiz ölçüde hayatta akışı yakalamak ve canlı hissetmek mümkün olur. Bu konuda Sokrates’çiyim. Gerçekten de incelenmeyen hayat yaşamaya değmez hale gelir. Bu kitapta size kesin çözümler, formüller veya izlenecek yollar vaat etmiyorum. Hatta herhangi bir şey vaat etmiyorum. Yazdıklarımı harfiyen uygularsanız hayat müthiş kolay olacak, her anınız mutluluk dolacak demeyi isterdim ama bu sizi kandırmaktan başka bir işe yaramazdı. Sadece bir önerim var, o da daha uyanık yaşadığınızda ulaşacağınız çok çekici, reddetmesi zor, dayanılmaz bir hafiflik. Kendin olmanın o şahane ve dayanılmaz hafifliği. Ama uyarmadan edemeyeceğim, bu hafiflik özgürleştirdiği gibi korkutur da.

Compra de libros

Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği - 6. BASKI, Ferhat Jak İçöz

Idioma
Publicado en
2020
Encuadernación
(Tapa blanda),
Estado del libro
Dañado
Precio
22,99 €

Métodos de pago

Nadie lo ha calificado todavía.

Título
Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği - 6. BASKI
Idioma
Turco
Editorial
Dogan Novus
Publicado en
2020
Formato
Tapa blanda
Páginas
240
ISBN10
6050968675
ISBN13
9786050968675
Serie
Etiquetas
Descripción
Varoluşçu psikoterapi ve felsefeyle hayata dair 40 mesele.Bu dünyada kendimizden başka evimiz yok. Hatta Heidegger’e ve Sartre’a göre hiç evimiz yok; lakin kendilik dediğimiz de sürekli değişen, dönüşen ve çelişkili bir olgu olarak pek güvenli bir liman değildir. Ancak bu dünyada daha canlı hissetmek istiyorsak, hayatlarımızı daha dolu dolu, doygun yaşamak istiyorsak, elimizden gelen tek bir şey var; kendimizi ve içinde yaşadığımız dünyayı yakından tanımak. Kendimize sorular sormanın, merakla bakmanın ve hazır cevaplara yerleşmemenin bize getireceği en büyük hediye, kendimizi ve içinde yaşadığımız dünyayı daha yakından tanımak olacaktır. Bunu başarabildiğimiz ölçüde hayatta akışı yakalamak ve canlı hissetmek mümkün olur. Bu konuda Sokrates’çiyim. Gerçekten de incelenmeyen hayat yaşamaya değmez hale gelir. Bu kitapta size kesin çözümler, formüller veya izlenecek yollar vaat etmiyorum. Hatta herhangi bir şey vaat etmiyorum. Yazdıklarımı harfiyen uygularsanız hayat müthiş kolay olacak, her anınız mutluluk dolacak demeyi isterdim ama bu sizi kandırmaktan başka bir işe yaramazdı. Sadece bir önerim var, o da daha uyanık yaşadığınızda ulaşacağınız çok çekici, reddetmesi zor, dayanılmaz bir hafiflik. Kendin olmanın o şahane ve dayanılmaz hafifliği. Ama uyarmadan edemeyeceğim, bu hafiflik özgürleştirdiği gibi korkutur da.