Zombi vebası, yaşayanlarla ölüleri birbirlerine karşı bir savaşa sokarak Atlanta’nın banliyölerine ansızın korku salmaya başlamıştı. Toplu bir göçün ortasında kalan Lilly Caul, derme çatma kamplar ve yıkık dökük barınaklarda hayatta kalmaya çalışıyordu. Ama ısırganların sayısı günden güne artıyordu. Onların vahşiliğini, ete susamışlığını her an yakasında hisseden ve korkuyla taş kesilen Lilly, bir zamanlar Woodbury olarak bilinen, duvarlarla çevrili bir kasabaya sığınarak merhametli insanların eline bıraktı kendini. Başta Woodbury mükemmel bir sığınak gibi görünüyordu. Orayı işgal edenler, hizmet karşılığında yiyecek veriyorlardı. İnsanların başlarını sokacakları bir evleri vardı. Hem barikat da günden güne genişliyor, güçleniyordu. En iyi yanıysa, kendini lider ilan etmiş, Philip Blake adındaki gizemli bir adam, herkesi hizaya sokuyordu. Ama Lilly, her şeyin göründüğü gibi olmadığından şüphelenmeye başladı… Son zamanlarda kendine Vali demeye başlayan Blake’in kanun ve düzenle ilgili tuhaf fikirleri vardı. Sonunda bir grup isyancıyla birlikte Lilly, Vali’nin saltanatına meydan okuyarak kargaşa ve felakete sebep olacak Pandora’nın Kutusu’nu açtı…
Hanife Kılıç Orden de los libros (cronológico)


The Walking Dead: Yürüyen Ölüler
- 462 páginas
- 17 horas de lectura
Tüm dünyada heyecanla izlenen Yürüyen Ölüler dizisinin ilk romanı sizlerle! "Serinin hayranları için müthiş bir haber! Ama dikkatli olun, çünkü Kirkman'ın zombi hikâyelerinin tadını bir kez alan, bir daha bırakamaz!" The Ossuary Her şey dönüşümle başlamıştı. Bildikleri o eski dünya yok olmuş, küllerinden dev ölü kentler doğmuştu. Tüm sevdikleri tek tek dönüşüyor, her geçen gün içlerinden birileri yürüyen ölüler kervanına katılıyordu. Bu yeni ve acımasız dünyada hayatta kalabilmek, âşık olabilmek mümkün müydü?Bu dünyada artık korkuya, ümitsizliğe, sevgiye yer yoktu! Zombilerle savaşmaktan bitap düşen Philip Blake, duyguların şimdiki yerini, yani yersizliğini anladı. Eski dünyanın yıkıntıları ve ölüleri arasında canlı kalabilmeyi başarmak yalnızca bir şarta bağlıydı: duygusuzlaşarak o ölülerden biri olmak!