Bookbot

Hasan Ali Toptas

    Hasan Ali Toptaş, originario del suroeste de Anatolia, recorrió un camino a través de diversas ocupaciones, incluyendo la de camionero y funcionario, antes de dedicarse por completo a la escritura. Su viaje literario comenzó con cuentos cortos, lo que le llevó a la autopublicación de su primera colección y, posteriormente, al aclamado reconocimiento de sus novelas. Una de sus obras significativas, una colección de textos poéticos estructurados como entradas de enciclopedia, tuvo una exitosa adaptación teatral. Desde que se retiró del servicio público, Toptaş se ha entregado por completo a su carrera de escritor, y sus obras han sido traducidas a numerosos idiomas, lo que demuestra su amplio atractivo internacional.

    Gölgesizler
    Yalnizliklar
    Heba
    • Heba

      • 309 páginas
      • 11 horas de lectura

      Hasan Ali Toptaş, Ziya'nın otuz yıl sonra askeri hizmetini tamamladıktan sonra yaşadığı şehirdeki karmaşadan kaçıp, hayalini kurduğu uzak bir köyde huzurlu bir yaşam arayışını konu alıyor. Ziya, kendisi için bir bağ evi inşa eden eski askeri arkadaşı Kenan tarafından karşılanır ve Kenan’ın ailesi tarafından sıcak bir şekilde karşılanır. Ancak köy, Ziya'nın arzuladığı huzuru sunmaz ve askeri hizmetine dair eski anılar zihninde canlanır. Geçmişin hayaletleriyle savaşırken, köy yaşamını reddedişi yerel halk arasında, özellikle de ona hayatını kurtarmış olabileceği için cömert davranan Kenan’a karşı olumsuz bir hava yaratır. Toptaş, bu etkileyici hikayede rüyalar ve gerçekler, gerçekler ve anılar arasındaki sınırları ustaca bulanıklaştırıyor.

      Heba
      4,3
    • Yalnizliklar

      • 115 páginas
      • 5 horas de lectura

      Yalnızlık alıp karşına kendini, Öteki kendinlerle konuşmaktır. Bakışmaktır, öteki kendinlerle; Dövüşmektir. Kimi zaman da, öldürmektir İçlerinden sana en çok benzeyeni, Benzemiyor diye. Yalnızlık, öldürmektir. Hasan Ali Toptaş, silahların gölgesinden babaların çocukluğuna, âh ki ne âh aşklardan eşkıya türkülerine dek yalnızlıklarımızın haritasını açıyor önümüze. Bu vahşi coğrafyanın dinginliğinde keskin bir rüzgâr gibi geçiyor kelimeler içimizden, içinizden... Üstelik Yalnızlıklar, şiir değilse nedir; kimse bilmiyor. Ben ninemi yalnızlık sanmıştım bir keresinde. Anlardım ki, insan bir başkasındaki kendini okur; Ve okunanlar yalnızlıktır. Yalnızlık hadi gidelim'dir çoğu kez, Hadi n'olursun.

      Yalnizliklar
      3,9
    • Gölgesizler

      • 232 páginas
      • 9 horas de lectura

      Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini "hayatı kelime kelime genişletmek" olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların, somutla soyutun çarpışmasından doğan tekinsiz bir atmosfere çağırıyor okurunu. Tam bir yazı ustalığıyla, Türkçenin imkânlarını sonuna kadar zorlayarak, edebiyatın büyülü dünyasına kapılar açarak... Cennet'in oğlu kendini kendi varlığında yok etmişken, gerçekten kadının dediği gibi bir kez daha yok olmuşsa durum kötüydü. Bu işin sonu yavaş yavaş köyün tamamen yok olmasına dek gidebilirdi. Belki köy zaten yoktu da bunu kimse anlayamıyordu henüz; köylülerin hepsi alışmıştı yokun varlığına...

      Gölgesizler
      4,0